Haberler & Bilgiler
Türkiye’de Kullanılan Ödeme Araçları ve Yöntemleri

Bu yazımız, Türkiye’de kullanılan ödeme araçlarına ilişkin mevzuat hakkında genel bir derleme ve paylaşım niteliğindedir.

Türkiye’de kullanılan ödeme araçlarını nakit ve nakit-dışı olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Nakit, ödeme araçları içinde halen yaygın olarak kullanılmaya devam etse de günümüzde gelişen teknolojiye paralel olarak alternatif ödeme araçları fazlasıyla kullanılmaktadır.

Nakit dışı ödeme araçları, daha çok ticari hayatta tercih edilen çek ve Türkiye’de nakit-dışı ödeme araçları arasında en yaygın olarak kullanılan ödeme kartlarıdır. Ödeme kartları ifadesinden anlaşılması gereken banka kartları ve kredi kartlarıdır. Türkiye’de nakit ve nakit-dışı bahse konu ödeme araçları dışında ilerleyen teknolojik uygulamalarla birlikte mobil ödeme araçları ve elektronik para gibi diğer bazı araçlar da kullanılmaya başlanmıştır.

6493 SAYILI ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN KAPSAMINDA ELEKTRONİK PARA

6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un (“Kanun”), ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ile ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları olmak üzere üç ana alanı düzenlemektedir. Söz konusu Kanun 20.06.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak belirtmek isteriz ki, Kanun yürürlüğe girdiği 20.06.2013 tarihi itibariyle halihazırda faaliyet gösteren elektronik para kuruluşu kategorisine dahil edilebilecek kuruluşlar bakımından yürürlüğe girmemiştir. Zira Kanun’un geçici 2. Maddesi uyarınca Kanun, bu kuruluşlar bakımından ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihini müteakiben bir yıl sonra yürürlüğe girecektir. Bu çerçevede, 27.06.2014 tarihinde 29043 sayılı Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) yayımlanmıştır. Dolayısıyla 1 yıllık uyum süreci, 27.06.2015 tarihinde son bulmuştur. Bu tarihe kadar Kanun’daki şartları yerine getirmemiş ve aşağıda açıklayacağımız gereken izinleri almamış bulunan elektronik para kuruluşları, artık mevcut durumları ile Kanunda sözü geçen faaliyetleri gösteremeyecektir. Aksi halde, Kanunda yer alan ve aşağıda belirttiğimiz yaptırımların uygulanması söz konusu olacaktır.

a.     Elektronik Para Nedir?

Kanun’un amacı, ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemlerine, ödeme hizmetlerine, ödeme kuruluşlarına ve elektronik para kuruluşlarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

İşbu Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3.maddesi’nde elektronik para şöyle tanımlanmıştır: Elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilenelektronik olarak saklanan, bu Kanunda tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değerdir

b.     Elektronik Para İhraç Eden Kuruluş Kimdir? Nitelikleri Nelerdir?

Yukarıda (a) paragrafındaki elektronik para tanımında bahsi geçen“Elektronik para ihraç eden kuruluş” Kanun kapsamında elektronik para ihraç etme yetkisi verilen tüzel kişiliktir.

Ancak Kanun’un 18.maddesi uyarınca, 5411 sayılı Kanun uyarınca faaliyet gösteren bankalar ve bu Kanun kapsamında elektronik para çıkarma izni verilen elektronik para kuruluşları dışındaki kişilerin elektronik para ihracı faaliyetinde bulunmaları yasaktır.

Bu nedenle, bu Kanun kapsamında, elektronik para ihraç etmek isteyen elektronik para kuruluşu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan (“Kurul”) izin almak kaydıyla faaliyette bulunabilir. Elektronik para kuruluşunun bu Kanun kapsamındaki denetimi de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“Kurum”) tarafından yapılır.

Bir tüzel kişiliğin elektronik para ihraç eden kuruluş olabilmesi için Kanun’un 18.maddesi’nde yer alan belirli şartları haiz olması gerekmektedir. Bu şartlar şunlardan ibarettir:

i) Anonim şirket şeklinde kurulması,

ii) Sermayesinde yüzde on ve üzerinde paya sahip olanların ve kontrolü elinde bulunduranların 5411 sayılı Kanunda banka kurucuları için aranan nitelikleri haiz olması,

iii) Pay senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması,

iv) Nakden ve her türlü muvazaadan ari ödenmiş sermayesinin en az beş milyon Türk Lirası olması,

v) Bu Kanun kapsamındaki işlemleri gerçekleştirebilecek yönetim, yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması, şikâyet ve itirazlarla ilgili birimleri oluşturması,

vi) Bu Kanun kapsamında yürütecekleri faaliyetlerin sürekliliğine ve elektronik para kullanıcılarına ilişkin fon ve bilgilerin güvenliğine ve gizliliğine dair gerekli tedbirleri alması,

vii) Kurumun denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olmasıdır.

Yukarıda sayılan şartları haiz Elektronik para kuruluşları faaliyetlerini 5411 sayılı Kanunda tanımlanan bankalar aracılığıyla yürütürler. Elektronik parayı ihraç eden kuruluşun sadece kendi mağaza ağında, sadece belirli bir mal veya hizmet grubunun satın alınmasında veya yapılan bir anlaşma sonucunda sadece belirli bir hizmet ağında kullanılabilen ön ödemeli araçlar bu Kanun kapsamı dışındadır.

Elektronik para kuruluşunun kurulmasına ilişkin istenecek bilgi ve belgelere, işleyişine, sermaye ve özkaynak yapısına, şube, temsilci veya dış hizmet sağlayıcı kullanımına, kurumsal yönetim ilkelerine, iç sistemlerine, bilgi sistemleri yönetimine ve bu Kanun kapsamına girmeyen diğer faaliyetlerine, elektronik paranın ihraç edilmesi ve geri ödenmesine ilişkin usul ve esaslar, Mali Suçları Araştırma Kurulu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) görüşünün alınması suretiyle Kurumca çıkarılan Yönetmelik ile belirlenir.

c.     Elektronik Para İhracı 

Kanun’un 20.maddesi uyarınca Elektronik para ihraç eden kuruluş, aldığı fon kadar elektronik para ihraç edebilir.

Elektronik para ihraç eden kuruluş, elektronik para kullanıcısı tarafından yatırılan fonları gecikmeksizin elektronik paraya çevirerek kullanıma hazır hâle getirir ve elektronik para ihracı karşılığında topladığı işbu fonları 5411 sayılı Kanunda tanımlanan bankalar nezdinde açılacak ayrı bir hesaba aktarmak suretiyle kullanım süresi boyunca bu hesapta bulundurmak kanuni yükümlülüğü altındadır. Elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından fonların yatırıldığı bankalar, elektronik para kuruluşunca yatırılan tutarı kullanım süresi boyunca TCMB nezdindeki hesaplarında bloke ederler. Bu işleyişin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.

d.     Kanun Kapsamında Elektronik Para İhraç Eden Kuruluş Tarafından Yapılamayacak Faaliyetler

Kanun’un 20.maddesi gereği, Elektronik para kuruluşu tarafından yerine getirilemeyecek aktiviteleri şöyle sıralayabiliriz:

i)  Elektronik para kuruluşu kredi verme faaliyetinde bulunamaz.

ii)  Elektronik para ihraç eden kuruluş, elektronik parayı elinde bulundurma süresine bağlı olarak elektronik para hamiline faiz veremez ve herhangi bir menfaat sağlayamaz.

iii)   Elektronik para kuruluşlarının elektronik para ihracı karşılığında aldığı fonlar, 5411 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesine göre mevduat veya katılım fonu olarak kabul edilmez.

iv)  Ancak, Kurul elektronik para kuruluşu tarafından yapılamayacak diğer faaliyetleri belirlemeye yetkilidir.

e.     Elektronik Para İhraç Eden Kuruluşlar Ödeme Hizmetinde de Bulunabilirler

Bu Kanun’un 13.maddesi uyarınca Elektronik para kuruluşları, 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ve Kanun’da tanımlanan ödeme kuruluşları (“Ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek için bu Kanun kapsamında yetkilendirilmiş tüzel kişi”), ödeme hizmeti sağlayıcısıdır. Bu nedenle Kanun kapsamında yer alan ödeme hizmetlerinde bulunabilir. Banka ve Kanun’un işbu 13.maddesi’nde ödeme hizmeti sağlayıcısı olarak yer almayan kişiler ödeme hizmeti sunamazlar.

f.      Kanun Kapsamında Ödeme Hizmetleri Nelerdir?

Bu Kanun’un 12.maddesi uyarınca ödeme hizmetleri; 

i) Ödeme hesabına para yatırılması ve ödeme hesabından para çekilmesine imkan veren hizmetler de dâhil olmak üzere ödeme hesabının işletilmesi için gerekli tüm işlemleri,

ii) Ödeme hizmeti kullanıcısının ödeme hizmeti sağlayıcısı nezdinde bulunan ödeme hesabındaki fonun aktarımını içeren, bir defaya mahsus olanlar da dâhil doğrudan borçlandırma işlemi, ödeme kartı ya da benzer bir araçla yapılan ödeme işlemi ile düzenli ödeme emri dâhil para transferini,

iii) Ödeme aracının ihraç veya kabulünü,

iv) Para havalesini,

v) Gönderen tarafından ödeme işleminin yapılmasına ilişkin onayın bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı aracılığıyla verildiği ve ödemenin ödeme hizmeti kullanıcısı ile mal veya hizmet sağlayan arasında sadece aracı olarak faaliyet gösteren bir bilişim veya elektronik haberleşme işletmecisine yapıldığı ödeme işlemini,

vi) Fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetleri ifade eder.

Ancak aşağıda yer verdiğimiz işlem ve hizmetler bu Kanun kapsamında ödeme hizmeti olarak değerlendirilmez:

a) Ödeme işleminin aracı kullanılmaksızın doğrudan alıcıya nakit olarak yapılması

b) Ödeme işleminin, gönderen ya da alıcı namına mal veya hizmet pazarlığına ya da alım satımına yetkili olan ticari temsilci aracılığıyla yapılması

c) Kâr amacı gütmeyen veya yardım amacıyla yapılan faaliyetler çerçevesinde paranın nakit olarak toplanması ve teslimi suretiyle yapılan ödeme işlemleri

ç) Mal veya hizmet alımından kaynaklanan ödeme işleminin gerçekleştirilmesinden hemen önce ödeme hizmeti kullanıcısının açık talebi üzerine, işlemin bir parçası olarak nakit paranın alıcıdan gönderene verildiği hizmetler

d) Ödeme hesabına bağlı olmaksızın nakit olarak gerçekleşen döviz alım ve satım işlemleri

e) 6102 sayılı Kanun kapsamındaki kıymetli evrak, yabancı banka çekleri, seyahat çekleri ve kâğıt posta havalelerinden herhangi biriyle gerçekleşen ödeme işlemleri

f) Sistemlerde; Banka, mutabakat kuruluşu, merkezî karşı taraf, takas odaları, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve sistemin diğer katılımcılarının aralarında kendi nam ve hesaplarına gerçekleştirdikleri ödeme işlemleri

g) (f) bendi kapsamında belirtilen tüzel kişiler ve sermaye piyasası kurumlarının 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki sermaye piyasası faaliyetleri ile ilgili ödeme işlemleri

ğ) Teknik hizmet sağlayanların sunduğu, ödeme hizmetlerinde provizyon işlemlerinin yapılmasını destekleyen, verinin işlenmesi, saklanması, güvenliğinin sağlanması, gizliliğinin korunması ve doğrulanması ile bilgi teknolojisi, iletişim ağı ve ödeme hizmetleri için kullanılan araçların tedarik ve bakımını kapsayan, teknik hizmet sağlayanların işlemin herhangi bir anında transfer edilen fonun sahibi olmadığı hizmetler

h) Sadece ödeme aracını çıkaranın iş yerinde, sınırlı bir hizmet sağlayıcı ağında ya da sınırlı bir mal veya hizmet çeşidi için ödeme aracını ihraç eden ile yapılan ticari bir anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilen mal veya hizmet alımında kullanılabilen araçlara ilişkin işlemler

ı) Bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı aracılığıyla gerçekleşen, bilişim veya elektronik haberleşme işletmecisinin ödeme hizmeti kullanıcısı ile mal veya hizmet sağlayıcısı arasında sadece aracı olarak faaliyet göstermediği durumlarda, satın alınan mal veya hizmetlerin bilişim veya elektronik haberleşme cihazına aktarıldığı ve söz konusu cihaz aracılığıyla kullanıldığı ödeme işlemleri

i) Ödeme hizmeti sağlayıcıları ile bunların temsilcileri veya şubeleri arasında kendi nam ve hesaplarına yapılan ödeme işlemleri

j) Ana şirket ile bağlı ortaklıkları veya bağlı ortaklıkların kendi aralarında gerçekleşen ve aynı gruba ait bir şirket dışında hiçbir ödeme hizmeti sağlayıcısının aracılık etmediği ödeme hizmetleri

k) Ödeme hizmetlerinden herhangi birini sunmayan ve ödeme hesabından para çeken müşteri ile yapılmış çerçeve sözleşmenin tarafı olmayan bir hizmet sağlayıcı tarafından işletilen ve kart çıkaran bir veya daha fazla kuruluş adına çalışan ATM’ler aracılığıyla nakit çekimi hizmetleri

l) Kurulca belirlenecek diğer işlem ve hizmetler

Ödeme hizmetlerine, ödeme hizmetine ilişkin sağlanacak bilgi ve koşullar ile çerçeve sözleşmeye ilişkin usul ve esaslar, Mali Suçları Araştırma Kurulu ve Bankanın görüşünün alınması suretiyle Kurumca çıkarılan Yönetmelikle belirlenir.

g.     Ödeme Kuruluşu Kimdir? Nitelikleri Nelerdir?

Ödeme Kuruluşu Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3.maddesi’ne göre, ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek için bu Kanun kapsamında yetkilendirilmiş tüzel kişiyi ifade eder.

Ancak yukarıda yer verdiğimiz üzere Kanun’un 13.maddesi uyarınca, Banka ve Kanun’un işbu 13.maddesi’nde ödeme hizmeti sağlayıcısı olarak yer almayan kişiler ödeme hizmeti sunamazlar.

Bu nedenle, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un 14.maddesine göre, Kanun kapsamında ödeme hizmetleri alanında faaliyette bulunmak isteyen ödeme kuruluşu Kuruldan izin almak kaydıyla faaliyette bulunabilir.

Bir tüzel kişiliğin ödeme kuruluşu olabilmesi için Kanun’un 14.maddesi’nde yer alan belirli şartları haiz olması gerekmektedir. Bu şartlar şunlardan ibarettir. 

a) Anonim şirket şeklinde kurulması,

b) Sermayesinde yüzde on ve üzerinde paya sahip olanların ve kontrolü elinde bulunduranların 5411 sayılı Kanunda banka kurucuları için aranan nitelikleri haiz olması,

c) Pay senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması,

ç) Nakden ve her türlü muvazaadan ari ödenmiş sermayesinin yukarıda “Kanun Kapsamında Ödeme Hizmetleri Nelerdir?” başlığı altında (e) paragrafında yer verdiğimiz bu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan hizmetleri sunan ödeme kuruluşları için en az bir milyon Türk Lirası, diğer ödeme kuruluşları için ise en az iki milyon Türk Lirası olması,

d) Bu Kanun kapsamındaki işlemleri gerçekleştirebilecek yönetim, yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması ve şikâyet ve itirazlarla ilgili birimleri oluşturması,

e) Bu Kanun kapsamında yürütecekleri faaliyetlerin sürekliliğine ve ödeme hizmeti kullanıcılarına ilişkin fon ve bilgilerin güvenliğine ve gizliliğine dair gerekli tedbirleri alması,

f) Kurumun denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması,

şarttır.

Ödeme kuruluşu, ödeme hizmeti sunarken sadece ödeme işlemi için kullanılıyor olması şartıyla ödeme hesabı tutabilir. Ödeme ve elektronik para kuruluşlarının ödeme hizmeti ile ilgili olarak aldığı fonlar, 5411 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesine göre mevduat veya katılım fonu veya bu Kanun kapsamında elektronik para olarak değerlendirilmez.

Ödeme kuruluşu kredi verme faaliyetinde bulunamaz. Ödeme hizmetleri ile ilgili olarak yürütülen faaliyetlerin kredi verme faaliyeti kapsamına girip girmediği Kurumca çıkarılan Yönetmelikle belirlenir.

Kurul, ödeme kuruluşu tarafından yapılamayacak faaliyetleri belirlemeye yetkilidir.

Bu maddenin uygulanmasına, ödeme kuruluşunun kurulmasına ilişkin istenecek bilgi ve belgelere, işleyişine, sermaye ve özkaynak yapısına, şube, temsilci veya dış hizmet sağlayıcı kullanımına, kurumsal yönetim ilkelerine, iç sistemlerine, bilgi sistemleri yönetimine ve bu Kanun kapsamına girmeyen diğer faaliyetlerine ilişkin usul ve esaslar, Mali Suçları Araştırma Kurulu ve Bankanın görüşünün alınması suretiyle Kurumca çıkarılan Yönetmelikle belirlenir.

h.    Kanun Kapsamında yer alan Yaptırımlar, Soruşturma ve Kovuşturma Usulü Nasıldır?

Kanun kapsamında Kanun’a aykırılık halleri ayrı ayrı başlıklar altında tek tek sayılmıştır. Ancak Kanun’un “Düzenleme ve kararlara aykırılık” başlıklı 27.maddesi’nde Kanun’da ayrı bir cezai yaptırım öngörülmeyen hususlara aykırı davranılması da yaptırıma bağlanmıştır.

Kanun kapsamında yaptırıma bağlanan haller şöyledir:

a)  Düzenleme ve kararlara uymamak (Madde 27)

Bu Kanunda ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılacak düzenlemelerde ve alınan kararlarda yer alan ve bu Kanun’da yaptırımların düzenlendiği bölümüde ayrı bir cezai yaptırım öngörülmeyen hususlara aykırı davranan ve ödeme hizmeti sağlayıcısı olarak faaliyet gösteren tüzel kişiler hakkında Kurulca, sistem işleticisi olarak faaliyet gösteren tüzel kişiler hakkında Bankaca yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Alınan kararlar gerekçeleri ile birlikte ilgili kuruluşa bildirilir.

Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz. Bu kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde, ilgiliye bir idari para cezası verilir ve verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara neden olunması hâlinde idari para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz.

İdari para cezasına, ilgilinin savunması alındıktan sonra karar verilir. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde savunma verilmemesi hâlinde savunma hakkından feragat edildiği kabul edilir.

Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.

b)  İzinsiz faaliyette bulunmak (Madde 28)

Bu Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın sistem işleticisi, ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet gösteren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın ticaret unvanlarında, her türlü belgelerde, ilan ve reklamlarda veya kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda sistem işleticisi, ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet gösterdiği izlenimini yaratacak söz ve deyimleri kullanan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki iki paragrafta tanımlanan suçların bir iş yeri bünyesinde işlenmesi hâlinde bu işyerinin iki aydan altı aya kadar, tekerrür hâlinde sürekli olarak kapatılmasına karar verilebilir.

Bu Kanun kapsamında verilmiş olan faaliyet izni iptal edilen sistem işleticisinin, ödeme kuruluşunun veya elektronik para kuruluşunun faaliyetine devam etmesi durumunda da 28.madde hükmü dolayısıyla aynı idari yaptırımlar uygulanır.

c)   Denetim ve gözetim faaliyetlerini engellemek ve istenilen bilgileri vermemek (Madde 29)

Bu Kanun uyarınca Banka ve Kurum tarafından yapılan denetim ve gözetim görevlerinin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu Kanun uyarınca Banka ve Kurum tarafından yapılan denetim ve gözetim faaliyetleri kapsamında istenen bilgi ve belgeleri vermeyen kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

d)  Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak (Madde 30)

Bu Kanun kapsamındaki sistem işleticisi, ödeme kuruluşu ve elektronik para kuruluşunun bu Kanunda gösterilen merciler ile denetim ve gözetim faaliyetinde bulunan görevlilere ve mahkemelere verdikleri veya yayımladıkları belgelerdeki gerçeğe aykırı beyanlardan dolayı, bu belgeleri imzalayan kişi ve kişiler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

e)  Belgelerin saklanması ve bilgi güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranmak (Madde 31)

Bu Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen “Belge ve kayıtların saklanması ile kişisel bilgilerin korunması, değişikliklerin bildirilmesi” yükümlülüğüne uymayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş yüz günden bin beş yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Ödeme hizmeti kullanıcısının ödeme aracıyla ilgili yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, ödeme aracını kullanmaya yetkili olanlar dışındaki üçüncü kişilerin ödeme aracı ile ilgili kişisel güvenlik bilgilerine erişimlerinin engellenmesi için gerekli önlemleri almayan, ödeme aracının ve ödeme aracı ile ilgili kişisel güvenlik bilgilerinin ödeme hizmeti kullanıcısına güvenli bir şekilde ulaştırılmasını sağlamayan kuruluşların görevlileri ve işlemi yapan kişiler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. İşbu tanımlanan suçun dikkatsizlik veya tedbirsizlik veya meslekte yetersizlik nedeniyle işlenmesi durumunda, ilgili kuruluşların görevlileri ve işlemi yapan kişiler bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

f)   Sırların açıklanması (Madde 32)

Bu Kanun kapsamındaki sistem işleticisinin, ödeme kuruluşunun ve elektronik para kuruluşunun ortakları, yönetim kurulu üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket eden kişiler ile görevlileri, sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrendikleri bu kuruluşlara ve müşterilerine ait sırları, görevden ayrılmış olsalar dahi, kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklamaları durumunda bir yıldan üç yıla kadar hapis ile bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. İşbu kuruluşlara ve müşterilerine ait sırları açıklayan dış hizmet sağlayıcısının çalışanları ile üçüncü kişilere de aynı idari yaptırım uygulanır.

g)  İtibarın zedelenmesi  (Madde 33)

9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununda belirtilen araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bu Kanun kapsamındaki sistem işleticisinin, ödeme kuruluşunun ve elektronik para kuruluşunun itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olanlar veya bu yolla asılsız haber yayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

h)  Elektronik para kuruluşlarının görevli ve ilgililerinin cezai sorumluluğu (Madde 34)

Bu Kanunun 18 inci maddesinin dördüncü fıkrası’ndaki “Elektronik para kuruluşları faaliyetlerini 5411 sayılı Kanunda tanımlanan bankalar aracılığıyla yürütürler.” hükmü ile 20 nci maddesinde yer alan c.“Elektronik Para İhracı” başlığı altında hükümlere aykırı hareket eden elektronik para kuruluşunun görevlileri ve ilgili kişileri bir yıldan üç yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

i)   İşlemlerin kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme (Madde 35)

Bu Kanun kapsamındaki ödeme kuruluşu ve elektronik para kuruluşunun işlemlerinin kayıt dışı bırakılmasından, gerçek mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştirilmesinden dolayı, bu belgeleri imzalayan kişi ve kişiler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

j)   Zimmet (Madde 36) 

Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para ve para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren bu Kanun kapsamındaki sistem işleticisi, ödeme kuruluşu ve elektronik para kuruluşu ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket eden kişiler ile görevlileri, altı yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacakları gibi ilgili kuruluşun uğradığı zararı tazmine mahkûm edilir.

Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı ilgili kuruluşun uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece resen ödettirilmesine hükmolunur.

Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir. Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

2-    Soruşturma ve kovuşturma usulü (Madde 37)

Bu Kanunun 28 inci“İzinsiz faaliyette bulunmak”, 29 uncu “Denetim ve gözetim faaliyetlerini engellemek ve istenilen bilgileri vermemek”ve 31 inci “Belgelerin saklanması ve bilgi güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranmak” maddelerinde belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, sistem işleticileri ile ilgili olarak Banka; ödeme ve elektronik para kuruluşları ile ilgili olarak ise Kurum tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.

Bu Kanunun yukarıda açıklamış olduğumuz 31 inci maddesinde belirtilen suçtan dolayı ilgililerin Cumhuriyet başsavcılığına başvurması hâlinde yazılı başvuru şartı aranmaz.

Bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılacak düzenlemelerde belirtilen görevlerin yerine getirilmesi sırasındaki fiilleri dolayısıyla Banka personeli hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması, Bankanın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır.

SONUÇ

Yukarıda açıklananlar ışığında, elektronik para ihraç etmek isteyen ve Kanun’un 18.maddesi’nde aranan şartları taşıyan kuruluşların elektronik para ihraç edebilmeleri için öncelikle Kurul’dan izin almaları şarttır.

Kanun’un 20.maddesi uyarınca elektronik para ihraç eden kuruluş, ancak aldığı fon kadar elektronik para ihraç edebilir. Bununla birlikte, elektronik para ihraç eden kuruluşlar, elektronik para kullanıcısı tarafından yatırılan fonları gecikmeksizin elektronik paraya çevirerek kullanıma hazır hâle getirmek ve elektronik para ihracı karşılığında topladığı işbu fonları 5411 sayılı Kanunda tanımlanan bankalar nezdinde açılacak ayrı bir hesaba aktarmak suretiyle kullanım süresi boyunca bu hesapta bulundurmak kanuni yükümlülüğü altındadırlar.

Bu Kanun’un 13.maddesi uyarınca Elektronik para kuruluşları ayrıca ödeme hizmeti sağlayıcısı olup, Kanun’un 12.maddesinde belirtilen ödeme hizmeti faaliyetlerinde de bulunabilirler.

Elektronik para kuruluşunun bu Kanun kapsamındaki denetimi ise Kurum tarafından yapılır.

Diğer taraftan önemle tekrar belirtmek isteriz ki, Kanun yürürlüğe girdiği 20.06.2013 tarihi itibariyle halihazırda faaliyet gösteren elektronik para kuruluşu kategorisine dahil edilebilecek kuruluşlar bakımından yürürlüğe girmemiştir. Zira Kanun’un geçici 2. Maddesi uyarınca Kanun, bu kuruluşlar bakımından ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihini müteakiben bir yıl sonra yürürlüğe girecektir. Bu çerçevede, 27.06.2014 tarihinde 29043 sayılı Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır. Dolayısıyla 1 yıllık uyum süreci, 27.06.2015 tarihinde son bulmuştur. Bu tarihe kadar Kanundaki şartları yerine getirmemiş ve gereken izinleri almamış bulunan elektronik para kuruluşları, artık mevcut durumları ile Kanunda sözü geçen faaliyetleri gösteremeyecektir. Aksi halde, Kanunda yer alan ve yukarıda (h) paragrafında belirttiğimiz yaptırımların uygulanması gündeme gelecektir.

Ayrıca, elektronik para ihraç eden kuruluşların herhangi bir yaptırım ile karşılaşmaması için, tekrar açıklamak isteriz ki,  elektronik para kuruluşları kredi verme faaliyetinde bulunamaz.

Elektronik para ihraç eden kuruluşlar, elektronik parayı elinde bulundurma süresine bağlı olarak elektronik para hamiline faiz veremez ve herhangi bir menfaat sağlayamazlar. Öte yandan, elektronik para kuruluşlarının elektronik para ihracı karşılığında aldığı fonlar, 5411 sayılı Kanunun 60. maddesine göre mevduat veya katılım fonu olarak kabul edilmez. Aksi halde, Kanunda yer alan ve yukarıda (h) paragrafında belirttiğimiz yaptırımların uygulanması riski ile karşı karşıya kalınabilir. Ayrıca, Kurul her zaman elektronik para kuruluşu tarafından yapılamayacak diğer faaliyetleri belirlemeye yetkilidir.

Bizimle temasa geçin