Avrupa Birliği Güneş Pazarı 2025-2030 Görünüşü Raporundan Türkiye için Çıkarımlar
Yakın zamanda “EU Solar Market Outlook 2025-2030” raporunu inceledik. Ana mesaj net: Güneş enerjisi hâlen kazandırıyor, ancak kolay dönem geride kaldı. Avrupa’daki yavaşlama, güneş enerjisinin cazibesini yitirmesinden veya teknoloji maliyetlerinin artmasından kaynaklanmıyor. Yavaşlamanın nedeni, sistemin (şebeke kapasitesi, depolama, piyasa kuralları ve izin süreçleri) GES santrallerinin kurulum hızına yetişememesi.
Türkiye açısından bu önemli, çünkü biz de aynı yöne gidiyoruz. Yalnızca birkaç yıl geriden geliyoruz. Önümüzde hâlen ciddi bir büyüme alanı var, ancak Avrupa güneş penetrasyonu arttıkça ortaya çıkan “hız kesicilerin” nerede ortaya çıktığını gösteriyor.
Türkiye neden henüz aynı şekilde yavaşlamıyorBazı Avrupa pazarlarında güneş penetrasyonu, öğle saatlerinde elektrik fiyatlarının keskin biçimde düşebildiği, hatta zaman zaman negatif bölgeye inebildiği seviyelere ulaştı. Türkiye hızlı büyüyor, ancak henüz aynı doygunluk noktasında değiliz.
Türkiye ayrıca talep büyümesi açısından avantajlı bir patikada. Ulusal Enerji Planı, 2030’a doğru elektrik tüketiminin belirgin şekilde artacağını öngörüyor ve bu da yeni kapasitenin sisteme daha kolay entegre edilmesine yardımcı olacak gibi görünüyor. Bununla birlikte güneş, Türkiye elektrik sisteminin zaten önemli bir parçası. 2025 sonlarına doğru toplam kurulu güç yaklaşık 121 GW seviyesine ulaştı ve güneşin payı kurulu gücün yaklaşık yüzde 20’sine yaklaştı. Güneş kurulu gücü de kaynak ve referans tarihine göre 2024-2025 döneminde yaklaşık 20 GW eşiğini aştı. Bu tablo, Türkiye’nin hâlen “kurulum (inşa) modunda” olduğunu, ancak sistem meselelerinin yatırım sonuçlarını giderek daha fazla etkilediğini gösteriyor.
AB yatırımcıları ne öğrendi? Türkiye’de yatırımcıların öğrenmesi gerekenler
Türkiye de depolamayı, depolama bağlantılı gelişimi teşvik eden düzenleyici kanallar üzerinden güçlü biçimde destekliyor. Yatırım bakışı değişiyor: “Güneşi üretildiği anda satarım, sorun olmaz” varsayımı, dünkü piyasayı fiyatlıyor. Giderek daha güçlü tez, PV + BESS + değeri koruyan akıllı bir ticari yapı olarak öne çıkıyor.
Son düzenleyici gelişmeler, daha sıkı uygulama gerekliliklerine işaret ediyor. Öncelik kriterlerinin netleşmesi, sürelerin sıkılaşması, devir ve yeniden başvuru süreçlerini etkileyen kısıtlar ve çerçeve içinde toplayıcılığın görünür hâle gelmesi buna örnek. Bu ortamda tüketim bağlantısı, parsel kuralları, takvim yönetimi ve devir kurgusu gibi küçük görünen teknik konular, aksi hâlde cazip olan bir yatırımın ekonomisini zayıflatabilir. Bu başlıklar, idari detay değil, temel durum tespiti kalemleri olarak ele alınmalıdır.
İhracatçılar üzerindeki baskı arttıkça aşağıdaki alanlarda talebin güçlenmesi beklenebilir:
Türkiye’de yatırımcılar neyi farklı yapmalı\ Utility-scale (YEKA / lisanslı) yatırımı düşünülüyorsa şu sorular en baştan sorulmalı:
C&I (Ticari ve Endüstriyel) lisanssız yatırımı düşünülüyorsaBunu uyum odaklı bir yatırım olarak ele almayı öneriyoruz:
Depolama yatırımı düşünülüyorsaToplayıcılık ve portföy optimizasyonu yakından takip edilmeli. Türkiye’de Toplayıcılık Yönetmeliği 1 Ocak 2025’ten beri yürürlükte. Bu çerçeve, tekil varlık sahipliğinden portföy optimizasyonuna geçişi mümkün kılarak ölçeklenebilir değer yaratımı için yeni yollar açabilir.
AB Verilerinden Türkiye İçin ÇıkarımlarAvrupa verileri önemli bir ders veriyor: Güneş büyümeye devam edecek, ancak para, sistem problemlerini çözen tarafa kayacak. Türkiye’de 2026-2030 döneminde kazanma ihtimali yüksek yaklaşımın; şebeke çözümü güçlü projeler, hibrit tesisler ve esneklik, sağlam offtake kurgusu (özellikle ihracatçı odaklı kurumsal alıcılar), titiz bir regülasyon uygulaması ve uyumu olacağı kanaatindeyiz.
@Ömer KESİKLİ
Bizimle temasa geçin